1050-1125 yılları arasında
Fransa’da yaşamıştır. Başlatmış olduğu tümeller tartışması,
ortaçağın geri kalan bölümünün ana tartışma konusu olmuş ve
ortaçağın çözülmesinin belki de en önemli nedeni olmuştur.
Roscelinus tümeller
tartışmasında, adcı (nominalist) bir tutum sergilemiştir.
Adcılığa göre; tümel kavramların gerçeklikleri, başlı başına
varoluşları yoktur. Tümel kavramlar, insanların benzer nesneler
için düşünmüş olduğu kavramlardır. Eş deyişle nesnelerin ortak,
benzer yönlerine insanların takmış olduğu adlardır.
Gerçek olan ancak tek tek
nesnelerdir, tümel kavramlar değildir. Eğer yalnız nesneler
gerçek ise kilise kavramdan başka bir şey değildir ve yalnız
onun içinde bulunan bireyler gerçektir. Ya da ilk günah bir
addan (sözcükten) ibarettir ve gerçek olan yalnız bireysel
günahtır. Ya da Tanrı’da gerçek olan Baba, Oğul, Kutsal Ruh’tur
ve kilisenin söylediği bunların üçünün birleşmesiyle oluşan
‘Tanrı düşüncesi’ gerçek değildir, sadece bir addır.
Roscelinus’un bunları söylediği
sıralar, kilisenin en güçlü olduğu dönemdi. Soissons Meclisi
O’nu çağırdı, sözünü geri almasını istedi. 1092’de Roscelinus
sözünü geri aldı. Adcılık lanetledi. Ama insanın düşüncelerine
zincir vurulabilir mi?