Anasayfa  Felsefe Nedir?  Felsefi Düşünce  Felsefe Tarihi  Felsefe Disiplinleri  Felsefe Sözlüğü



Anasayfa
Felsefe Nedir?
Felsefi Düşünce
Felsefe Tarihi
Felsefe Disiplinleri
Felsefe Sözlüğü
Felsefe Linkleri
İnternet Rehberi
Ziyaretçi Defteri
İletişim


Ziyaretçi Defterine Görüşlerinizi Yazın




Mail Gönderin

Felsefe Tarihinde Görüşlerinden En Çok Etkilendiğiniz Düşünür Kim?
(En az 1, en çok 5 seçenek işaretleyiniz)

Son Durum
Altyapı: Pollemik.com

İLKÇAĞ FİLOZOFLARI

PYHTAGORAS
(PİSAGOR)

Pisagor kendini matematiğe adamıştı, bu çalışmayı ilk geliştiren o ve onun yolundan gidenlerdi(pisagorcular). Pisagor "Sayıların babası" olarak bilinir.

Matematiğin ilkelerini tüm şeylerin ilkeleri olarak düşünüyorlardı. Gelişmekte olan bir bilimin ilk öğrencileri olmanın çoşkusunu duyuyorlardı ve sayıların dünyadaki öneminin çarpıcılığına kapılmışlardı. Tüm şeyler sayılabilirdirler, ve pek çok şeyi sayısal olarak anlatabiliriz. Böylece, bağıntılı iki şey arasındaki ilişki sayısal olarak anlatılabilir: belli bir sayıda düzenli nesne arasındaki düzen sayısal olarak anlatılabilir  vb.

Ama onlara özellikle çarpıcı gelmiş görünen şey lirdeki (bir müzik aleti) notaların arasındaki müziksel araların sayısal olarak anlatılabileceğinin bulunuşuydu. Müziksel perdenin uzunluklara bağlı olduğu ölçüde sayı üzerine bağımlı olduğu söylenebilir ve gamdaki aralıklar sayısal oranlar tarafından anlatılabilir. Tıpkı müziksel uyumun sayı üzerine bağımlı olması gibi, yine düşünülebilir ki evrenin uyumu da sayı üzerine dayanmaktadır.

Miletuslu evrenbilimciler evrende karşıtların bir çatışmasından söz ediyorlardı ve Pisagorcuların müzik üzerine araştırmaları kolaylıkla onlara ‘çatışma’ sorununa sayı kavramı yoluyla bir çözüm düşüncesini telkin etmiş olabilir.

Aristoteles demektedir ki ‘müziksel gamların özelliklerinin ve oranlarının sayılarda anlatılabilir olduğunu gördükleri ve tüm başka şeyler bütün doğalarında sayılara göre modellenmiş göründükleri için, sayılar doğanın bütünündeki ilk şeyler olarak ve bütün gök müziksel bir gam ve bir sayı olarak göründü.

Anaksimander her şeyi sınırsızdan yada belirsizden üretmiş ve Pisagoras bu kavramı sınırsıza biçim veren sınır kavramı ile birleştirmişti. Bu müzikte örneklenmekte, çünkü onda oran ve uyum aritmetiksel olarak anlatılabilmektedir . Bunu bütününde evrene aktararak Pisagorcular evrensel uyumdan söz ediyorlardı. Ama evrende sayılar tarafından oynanan önemli rolü vurgulamakla yetinmeyerek daha öteye gidiyor ve şeylerin sayılar olduklarını bildiriyorlardı.

Bu açıktır ki kolay anlaşılacak bir öğreti değildir ve tüm şeylerin sayılar olduklarını söylemek anlaşılması güç bir deyimdir. Pisagorcular bununla ne demek istiyorlardı ? Aristoteles bize iletmektedir ki ‘ Pisagorcular sayı öğelerinin çift ve tek ve bunlardan birincilerinin sınırsız ve ikincilerin sınırlı olduklarını savunuyorlardı; ve Ben bunların ikisinden (çünkü hem çifttir hem de tek) ve sayı Benden çıkmaktadır; ve bütün gök, söylenmiş olduğu gibi sayılardır.

Aristoteles tam olarak Pisagorcu gelişimin hangi dönemine değiniyor olursa olsun ve tek ve çifti ilgilendiren sözleri üzerine hangi yorum getirilirse getirilsin, açıkca görünmektedir ki Pisagorcular sayıları uzaysal olarak görüyorlardı. ‘Bir’ noktadır, ‘iki’ çizgidir, ‘üç’ yüzeydir, ‘dört’ oylumdur. Böylece tüm şeyler sayılardır demek, ‘tüm cisimler uzaydaki noktalardan yada birimlerden oluşurlar ki, bir arada alındıklarında bir sayı oluşturmaktadırlar’ demek olacaktır. Betisel sayıların bu kullanımı ya da sayıların geometri ile bağlantıları Pisagorcuların şeyleri nasıl yalnızca sayılabilir olarak değil ama sayılar olarak da gördüklerini anlamayı açıkca kolaylaştırmaktadır.

Onlar matematiksel düşüncelerini özdeksel olgusallık düzenine aktarıyorlardı. Böylece bir çok noktanın birleştirilmesiyle bir çizgi yaratılır, yalnızca matematikçinin bilimsel imgeleminde değil, ama ayrıca dışsal olgusallıkta da ; aynı yolda yüzey bir çok çizginin birleştirilmesiyle yaratılır. Noktalar, çizgiler ve yüzeyler öyleyse olgusal birimlerdir ki doğadaki tüm cisimleri oluştururlar ve bu anlamda tüm cisimler sayılar olarak görülmelidirler...

Matematik ve astronomiye katkıları olmuştur. Pisagor bağıntısı adıyla bilinen bağıntının kaynağı Pisagor’dur. Müziğin matematiksel oranlara indirgenebileceğini ortaya koymuş ve diatonik skalayı keşfetmiştir. Günümüzde bazı bilim adamlarının çok sıcak baktığı  “kürelerin müziği” adıyla bilinen “kürelerin armonisi” teorisini ortaya atmıştır. Müzikle tedavi çalışmalarıyla tıbba katkıda bulunmuştur.

Bir iddiaya göre, Dünya’nın yuvarlak olduğunu ve ikili bir hareket içinde olduğunu biliyordu ve bunları yalnızca inisiyelerine açıklamıştı ki, bu açıklamaları, ezoterik doktrin yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılarak bu bilgilerin kabulünde rol oynamıştır.

 


İLKÇAĞ FELSEFESİ

Hellenistik Dönem Ortaçağ Felsefesi İslam Felsefesi Rönesans Felsefesi 17.YY Felsefesi 18.YY Felsefesi 19.YY Felsefesi 20.YY Felsefesi


Felsefetarihi.net
Web'de Ara

İLKÇAĞ FİLOZOFLARI

  Thales
  Anaximandros
  Aneximenes
  Pyhtagoras
  Herakleitos
  Parmenides
  Zenon
  Empedokles
  Anaxsagoras
  Demokritos
  Sofistler
  Sokrates
  Platon
  Aristoteles

Konuyla İlgili Kaynaklar, Açıklamalar, Kitap Fiyatları ve Satışı Hakkında Bilgi Almak İçin Aşağıdaki Kitap Linklerine Tıklayabilirsiniz.

Felsefe Sözlüğü
Ümit Hüsrev Yolsal, Serkan Uzun, Erkan Uzun, Abdülbaki Güçlü

BİLİM VE SANAT YAYINLARI

Paradigma Felsefe Sözlüğü
Ahmet Cevizci

PARADİGMA YAYINLARI

Felsefe Tarihi
Sahakian

İDEA YAYINEVİ

,

 

     

 

Site Tasarım © Selçuk ARSLAN
2006