Anasayfa  Felsefe Nedir?  Felsefi Düşünce  Felsefe Tarihi  Felsefe Disiplinleri  Felsefe Sözlüğü



Anasayfa
Felsefe Nedir?
Felsefi Düşünce
Felsefe Tarihi
Felsefe Disiplinleri
Felsefe Sözlüğü
Felsefe Linkleri
İnternet Rehberi
Ziyaretçi Defteri
İletişim


Ziyaretçi Defterine Görüşlerinizi Yazın




Mail Gönderin

Felsefe Tarihinde Görüşlerinden En Çok Etkilendiğiniz Düşünür Kim?
(En az 1, en çok 5 seçenek işaretleyiniz)

Son Durum
Altyapı: Pollemik.com

 İSLAM FELSEFESİ FİLOZOFLARI

SADRETTİN KONEVİ

Sadreddin Konevî, doğum yeri tam biilinmemekte, ancak Malatya olarak rivayet edilmektedir, dedeleri Konya'dan gelmiş bir tasavvuf düşünürüdür. Muhyiddin İbn El-Arabi'den etkilenmiştir. Nasîrüddin Tûsî ile önemli felsefi nitelikli mektuplaşmaları bilinmektedir.

 Felsefesi  

Sadreddin Konevî'nin felsefesi temelde teozofi ya da Tanrı felsefesi denilen şeydir. İbn El-Arabi gibi o da vahdet-i vücut fikrine bağlıdır, ancak bunun açıklanmasında Arabi'den ayrılır.

Ona göre Tanrı düşüncesi insanlarda öncelikle öznel olarak meydana gelir ve daha sonra nesnel ya da ontolojik bir nitelik kazanır. Tûsî ile mektuplaşmalarının da ana tartışma ekseni bu konudur.

Sadreddin Konevî, bu mektuplaşmalarda, Tanrı'nın akıl yoluyla bilineceği düşüncesini reddetmekte, Tanrı'nın hakikatinin yalnızca kendisi tarafından bilineceğini öne sürerek filozofların tezlerini yadsımaktadır. Tanrı'nın özü ve esas nitelii insan için her zaman bilinmez olarak kalacaktır. Sonsuzluk sonlu bir bilgiyle bilinemez. Tanrı mutlak varlık ve birliktir. Dolayısıyla tanrı hakkında herhangi bir kesin yargıya varmak mümkün değildir.

Ona verilecek varlık düzeyinde tek uygun isim varlık nuru (Nur-ül-Vücud)'dur.Tanrı'nın varlığı her zaman mutlak özü ile birlikte düşünülmelidir, ancak insan bunu gerçekleştiremez. Bu sebeblerden tanrı hakkındaki kanıtlama girişimleri de yerinde değildir. Ne fizik ne de mantık temelli Tanrı açıklamaları açık ve kabul edilebilirdir.

Ama insan Tanrı'yı düşünmeli, onun isimleri ve sıfatları aracılığıyla bilgisindeki aczi azaltmaya çalışmalıdır. Tanrı isimleri ve sıfatları (esma'ül-hüsna) dolayısıyla bilinebilirdir yalnız. Asıl özü ise bilinmeden kalır.Böylece Tûsî'nin aksine Tanrı Konevî'ye göre, zorunlu varlık olarak ileri sürülemez. Konevî ile Tûsî arasında mektuplaşmalarla yürütlen ana tartışma konusu bu olmakla birlikte, her ikisininde sistematik sonuçlara vardıkları söylenemez


İSLAM FELSEFESİ

İlkçağ Felsefesi Hellenistik Dönem Ortaçağ Felsefesi Rönesans Felsefesi 17.YY Felsefesi 18.YY Felsefesi 19.YY Felsefesi 20.YY Felsefesi


Felsefetarihi.net
Web'de Ara

İSLAM FELSEFESİ FİLOZOFLARI

  El-Kindi
 
Muhyiddin el-Arabi
  Ebu Bekir er-Razi
  Farabi
 
İbn-i Rüşt
 
İbn-i Sina
  Gazzali
 
İbn-i Bacce
 
İbn-i Tufeyl
 
Sühreverdi
  Sadreddin
Konevi
  İbn-i Haldun
  Felsefi Ekoller

  Konuyla İlgili Ayrıntılı Kaynaklar
Sadreddin Konevi ile Nasireddin Tusi Arasında Yazışmalar
Sadreddin Konevi

İZ YAYINCILIK
 
Vahdet-i Vücud ve Esasları
Sadreddin Konevi

İZ YAYINCILIK
 
Sadrettin Konevi'de Bilgi ve Varlık
Ekrem Demirli

İZ YAYINCILIK

 

,

 

Site Tasarım © Selçuk ARSLAN
2006