|
Hobbes,
Descartes'in sistemine karşı çıkmakla birlikte ondan etkilenmiştir.
Uzun süre Paris'te yaşamış ve matematiğe olan ilgisi artmıştır.
Geliştirdiği sistem materyalist ve naturalist bir renk taşır. Bu
sistem içinde asıl amacı devlet idealini temellendirmek olmuştur.
Ona göre herşey doğal nedenlere bağlıdır. Doğal nedenler canlılarda,
cansızlarda, devletlerde, insanlarda kısaca herşeyde aynıdır. Hatta
Tanrı bile maddi olan bir doğal nedendir. İnsanlardaki istenç
özgürlüğü ve maddi olmayan ruh gibi kavarmlar birer önyargıdır. Bu
önyargıların sebebi ise hayatımızdaki olayları matematikdeki gibi
açık olarak kavrayamayışımızdır. Bilimin ödevi de bu olayları
matematik bir temele dayanarak duygulardan arındırmak ve
aydınlatmaktır.
Felsefe ise geometrik yapılar gibi
hesaplara ve birbirini tamamlayan geometrik şemalara bağlı
olmalıdır. Amacı da pratikdeki olayları önceden görebilme olmalıdır.
Felsefenin konusu ise cisimlerdir. Cisimler ikiye ayrılır, devlet
gibi yapma cisimler ve doğal cisimler. Sonuçta felsefe de doğa ve
devlet felsefesi olarak ikiye ayrılmış oluyor.
Çalışmasında tümel kavramların
doğrular bakımından bir anlamı yoktur. Bütün bilgimiz de nesnelerin
duyu organlarımızda bıraktığı etkiden kaynaklanır. Bu etkiler
nesnenin kendisinden farklıdır ve bilim de bu etkilerin nedenlerini
bulmak için vardır. İnsan için herşey bilinçte olup biter ve bu olup
bitme cisimseldir. Yani tüm algılarımız subjektiftir ancak bunların
bilincimizdeki etkileri maddi ve cisimseldir.
Hobbes'un devlet felsefesi
öğretisinin en etkin yönüdür.
Ona göre devlet bir cisimdir. Ancak devlet yapmadır, gerçek olan
devlet içindeki insanlardır. Herşey zorunlu doğal nedenlere bağlıdır
ve devlet de böyle bir nedenden ortaya çıkmıştır. Bu nedenin temeli
insanın varlığını koruma güdüsüdür. İnsan bunu yaparken doğadan
mümkün olduğunca çok yararlanmaya çalışır, ama herkes bunu yapmaya
kalkarsa insan insanın düşmanı durumuna düşer ki bu varlığı koruma
güdüsüne aykırıdır. Bu durumda genel bir güveni sağlayacak bir ortam
gereklidir. İşte devlet insanlar arasında yapılan bir tür sözleşme
ile kurulmuş ve genel güveni sağlamış olur. Devlet durumundaki hak,
hukuk ve iyi kavramları doğa durumundakinden farklıdır. Doğa
durumunda insan için haklı ve iyi olan yaşamını devam ettirmesini
sağlayacak herşeydir. Ancak devlet durumunda haklı ve iyi olan genel
güveni sağlayacak herşeydir. Bu durumda devlet mutlak güçlü konumda
olmak zorundadır. Devlete bireye kendi istenci yönünde bir hak
tanımaya kalkıştığı anda bir hiç olur. Devlet ya tam egemendir yada
bir hiç'tir. Bu duruma en çok uyan yönetim biçimi ise monarşidir.
Hobbes'un burada gözettiği nokta pek çok istençin yerine tek bir
istencin olmasıdır. Bu tek istenç seçilmiş bir parlamentonun
çoğunluğun istenci de olabilir.
Hobbes yaşadığı yıllarda İngiltere
çok karmaşık durumdaydı ve o bu durumdan etkilenerek güçlü bir
devlet öğretisi geliştirmeye çalışmıştır.
|