Anasayfa  Felsefe Nedir?  Felsefi Düşünce  Felsefe Tarihi  Felsefe Disiplinleri  Felsefe Sözlüğü



Anasayfa
Felsefe Nedir?
Felsefi Düşünce
Felsefe Tarihi
Felsefe Disiplinleri
Felsefe Sözlüğü
Felsefe Linkleri
İnternet Rehberi
Ziyaretçi Defteri
İletişim


Ziyaretçi Defterine Görüşlerinizi Yazın




Mail Gönderin

Felsefe Tarihinde Görüşlerinden En Çok Etkilendiğiniz Düşünür Kim?
(En az 1, en çok 5 seçenek işaretleyiniz)

Son Durum
Altyapı: Pollemik.com

 

FENOMENONOLOJİ

Kurucusu Alman Filozof Edmund Husserl’dir.
Bu akım,fenomenleri ve bilincin verilerini inceleyerek fenomenin içindeki özü yakalamaya çalışır. Bir başka temsilcisi ise Max Scheler’ (1874-1982) dir.

Bir felsefe akımı olmaktan çok bir yöntem olarak tarif edilmesi yaygındır. Fenomenoloji, her şeyden önce, fenomeni, yani dolaysız olarak verilmiş olanı betimlemeye dayanan bir yöntemdir çünkü. Bunu nasıl yaptığı ya da yapıp yapamadığı, yani yöntemin iddiasını geçerli kılmak bakımından teorik düzlemdeki statüsü tartışılırdır. Öte yandan, fenomenoloji, bu yöntem üzerinden kavramlar ve kategoriler geliştirerek özgün bir felsefe akımı da meydana getirir.

20.yüzyıl felsefesinde ve kuramsal tartışmalarında etkili ve belirleyici bir yere sahiptir Fenomenoloji. Heidegger'den Sartre'a, Frankfurt Okulu'ndan Foucault'a ve Postmodern düşünürlere kadar pek çok düşünür ve felsefe eğilimde etkisi görülür.

Nesneyi, en genel anlamda öznenin dış dünya ile kurduğu ilişkilerinde algıladığı, deneyimlediği şey'ler olarak görmesiyle pozitivizm ve ampirizm'le aynı noktada dursa da, temelde fenomonoloji bu iki felsefe akımına karşı çıkar. Bu karşı çıkış en başta, tek tek nesnelerin ele alınması konusunda ortaya çıkar. Tek tek nesneler, Fenomenolojiye göre, belirli genel yasalara bağlı şeyler değil, varlıkları yalnız raslantı kavramıyla açıklanabilir olan şeylerdir. Ayrıca, dolaysız olarak verilmiş olanı betimlemeye dayalı bir yöntem olmasıyla ilkin doğabilimini dışta bırakır ve böylece her iki teorik eğilimi yadsır.

Fenomenoloji, yaygın olarak kullanılan deyişle, öz'lerin araştırılması konusudur. Cünkü, bütün sorunlar sonunda özlerin betimlenmesi sorununa geri götürülebilir. Ancak, bu noktada ayrımı belirginleştirmek gerekir; Fenomonoloji, öz’lerin bilimi degil, öz’ü görüleyen Bilinç’in bilimidir aslında. Algının ya da bilincin özü'nün betimlenmesi sorunu, fenomenolojinin konusudur.

Husserl'e gerçekliğin kendiliği diye bir şey olamaz. Çünkü, gerçeklik, her zaman kendine yönelmiş bir Bilinç tarafından bilinen bir gerçekliktir. Yani kendisine yönelen bilinc tarafından görülen, algılanan ve bilincine varılan bir şeydir. Öyle ise, dünya deneyimlerimizin tamamı, bilinç tarafından kurulmuştur, en somut algılardan en soyut matematik formüllerine kadar. Bu nedenle fenomenoloji, Bilinç'in sistematik incelemesini hedefler. Hareket noktası olarak belli bir epistemolojiye dayanma düşüncesinden uzak durur.

Böylece "fenomenoljik yöntem" denilen nokta öne çıkar. Buna göre, hem bildiklerimiz hem de gerçeklik dışta bırakılarak, bilginin nasıl ve hangi süreçlerde oluşturuldugu/oluştuğu anlaşılmaya çalışılır. Özgün yöntemsel kategoriler geliştirir Fenomonoloji bu noktada. İki temel kategorisi vardır bu yöntemin; „askıya alma“ ve „fenomenolojik indirgeme“.

Filozoflarla ilgili geniş bilgiye  felsefe tarihi  sayfamızdan ulaşabilirsiniz

Felsefe Disiplinleri                             Bilgi Felsefesi
                                            


Bilgi Felsefesi Varlık Felsefesi Devlet Huk. ve Siy.Fels. Ahlak Felsefesi Bilim Felsefesi


Felsefetarihi.net
Web'de Ara

Bilgi Felsefesi
Varlık Felsefesi
Devlet Huk. ve Siy.Fels.
Ahlak Felsefesi
Bilim Felsefesi

Konuyla İlgili Kaynaklar, Açıklamalar, Kitap Fiyatları ve Satışı Hakkında Bilgi Almak İçin Aşağıdaki Kitap Linklerine Tıklayabilirsiniz
Fenomenoloji Üzerine Beş Ders
Edmund Husserl

BİLİM VE SANAT YAYINLARI

Bilginin Fenomenolojisi
Sembolik Formlar Felsefesi III
Ernst Cassirer

HECE YAYINLARI

 

     

 

Site Tasarım © Selçuk ARSLAN
2006