Anasayfa  Felsefe Nedir?  Felsefi Düşünce  Felsefe Tarihi  Felsefe Disiplinleri  Felsefe Sözlüğü



Anasayfa
Felsefe Nedir?
Felsefi Düşünce
Felsefe Tarihi
Felsefe Disiplinleri
Felsefe Sözlüğü
Felsefe Linkleri
İnternet Rehberi
Ziyaretçi Defteri
İletişim


Ziyaretçi Defterine Görüşlerinizi Yazın




Mail Gönderin

Felsefe Tarihinde Görüşlerinden En Çok Etkilendiğiniz Düşünür Kim?
(En az 1, en çok 5 seçenek işaretleyiniz)

Son Durum
Altyapı: Pollemik.com

 

 

 

 

 

 

İLKÇAĞ FİLOZOFLARI

EMPEDOKLES

Parmenides Varlığın var olduğunu ve özdeksel olduğunu savunmuştu. Empedokles yalnızca bu konumu değil, ama ayrıca Parmenides’in temel düşüncesini, varlığın doğmayacağını ya da yitip gidemeyeceğini, çünkü yokluktan doğmayacağını ve yokluğa geçemeyeceğini de benimsiyordu.

Özdek, o zaman, başlangıcsız ve sonsuzdur; yok edilemezdir. Öte yandan, değişim yadsınamayacak bir olgudur ve değişimin yanılsama olarak bir yana atılması artık savunulamazdır. O zaman yapılacak tek şey değişim ve devinim varoluşu olgusunu Parmenides’in Varlık -ki ona göre özdeksel olduğunu anımsayalım- ne varlığa gelir ne de yok olur biçimindeki ilkesi ile uzlaştırmanın bir yolunu bulmaktır.

Empedokles bu uzlaşmayı nesnelerin bütünler olarak varolmaya başladıkları ve varolmaya son verdikleri görgülenimin gösterdiği gibi- ama kendileri yokedilemez özdeksel parçacıklardan oluştukları biçimindeki ilke aracılığıyla yerine getirmeye çalışıyordu. ‘Ancak karıştırılmış olanın bir karışım ve karşılıklı değişimi vardır. Töz bu şeylere insanlar tarafından verilen addan başka bir şey değildir.

Parmenides’in varlığın değiştirilemezliği ilkesini kendi yolunda yorumlayarak, bir tür özdeğin bir başka tür özdek olamayacağını, ama temel ve bengi özdek ya da öğe türlerinin -toprak, hava, ateş ve su- bulunduğunu savunuyordu. Dört öğenin tanıdık sınıflaması öyleyse Empedokles tarafından bulunmuştu, gerçi bunlardan öğeler olarak değil ama ‘herşeyin kökleri’ olarak söz ediyor olsa da. Toprak su olamaz, ne de su toprak olabilir: dört özdek türü değiştirilemez ve en son parçacıklardır ki, birbirleriyle karışarak dünyanın somut nesnelerini oluştururlar Empedokles etkin kuvvetler konutlamayı zorunlu görüyordu.

Bu kuvvetleri Sevgi ve Nefrette ya da Uyum ve Uyumsuzlukta buluyordu. Bununla birlikte, adlarına karşın, kuvvetler Empedokles tarafından fiziksel ve özdeksel kuvvetler olarak düşünülmektedirler: Sevgi ya de Çekim dört öğenin parçacıklarını biraraya getirmekte ve kurma işine başlamakta, Çekişme ya da Nefret ise parçacıkları ayırarak nesnelerin varlıklarının sona ermesine neden olmaktadır.

Vargı olarak, anımsayabiliriz ki Empedokles Parmenides’in varlık ne ortaya çıkabilir ne de yitebilir savını açık değişim olgusu ile uzlaştırmaya çalışmaktadır. Bunu yapmak için dört öğenin en son parçacıklarını konutlamaktadır. Bu parçacıkların karışımı bu dünyanın somut nesnelerini oluşturmaktadır ve ayrılmaları ise bu nesnelerin yitişlerini. Bununla birlikte, Doğanın özdeksel döngüsel sürecinin nasıl yer aldığını açıklamayı başaramıyor ve Sevgi ve Nefret gibi mitolojik kuvvetlere başvurmak zorunda kalıyordu.

Dünya sürecin kökensel nedeni olarak An kavramını getirmek Anaksagoras’a düşüyordu


İLKÇAĞ FELSEFESİ

Hellenistik Dönem Ortaçağ Felsefesi İslam Felsefesi Rönesans Felsefesi 17.YY Felsefesi 18.YY Felsefesi 19.YY Felsefesi 20.YY Felsefesi


Felsefetarihi.net
Web'de Ara

İLKÇAĞ FİLOZOFLARI

  Thales
  Anaximandros
  Aneximenes
  Pyhtagoras
  Herakleitos
  Parmenides
  Zenon
  Empedokles
  Anaxsagoras
  Demokritos
  Sofistler
  Sokrates
  Platon
  Aristoteles
 

Konuyla İlgili Kaynaklar, Açıklamalar, Kitap Fiyatları ve Satışı Hakkında Bilgi Almak İçin Aşağıdaki Kitap Linklerine Tıklayabilirsiniz.
İlkçağ Felsefesi Tarihi
Ahmet Cevizci

ASA KİTABEVİ

İlkçağ Felsefe Tarihi 1
Sokrates Öncesi Yunan Felsefesi

Ahmet Arslan

İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ
 
İlkçağ Felsefesi Tarihi
William Keith Chambers Guthrie

GÜNDOĞAN YAYINLARI

 

,

 

Site Tasarım © Selçuk ARSLAN
2006