|

|
ANALİTİK FELSEFE
(Neopozitivizm)

Analitik
felsefe pozitivizmin 20.y.y. da çağdaş bir görünüm almış şeklidir.
Neopozitivizm (yeni olguculuk) ya da mantıkçı pozitivizm olarak da bilinen
bu anlayışa göre,f elsefenin asıl uğraş alanı dildir.
|
Bu
yaklaşıma göre felsefe; varlık, değer ve Tanrı üstüne, doğruluğu test
edilemeyen öğretiler öne sürmemelidir.
Felsefenin görevi dildeki kavramları çözümlemektir.
Bu
felsefe anlayışına göre bilime dayanan bilgi doğru bilgidir..Bir
bilginin doğru olup olmadığını anlamak için de bilginin analizi
gerekir.Bu amaçla bilimin kullandığı önermelerin kuruluşu ve yapısı
incelenir.Bu dil analizidir.
Analitik felsefeye göre felsefede ortaya çıkan sorunlardan birisi
bulanık (açık-seçik olmayan)mantıksal çıkarımlar;diğeri değişik
anlamları olan sözcüklerin bir birine karıştırılmasıdır.Bu nedenlerden
kaynaklanan sorunları çözmek için de ;bulanık mantıksal çıkarımlar
yerine açık-seçik mantıksal çıkarımlar oluşturmak ve tek anlamlı
sözcüklerden oluşan yapay bir dil sistemini kurmak gerekir. Bu akımın
başlıca temsilcileri; Ludwig Witgenstein, Moritz Schlick, Rudolf
Carnap ve Hans Reichenbach’tır.
L. Wittgenstein (1889-1951):
Witgenstein, dili kullanmanın ve dili anlamanın, insanları sıradan
şeylerden ayıran en önemli özellik olduğunu belirtir.
O’na göre dil dünyayı resmetmek suretiyle dünyayı temsil eder.Bu
yüzden önermeler,olguların tasvirleri ve olguların resimleridir.Öte
yandan önermeler düşüncelerin dile gelmeleridir.
Filozof
daha sonra bu dil anlayışını değiştirerek başka bir dil görüşü
geliştirmiştir.Bu yeni dil anlayışı ile dile doğal bir insan
fenomeni,toplumsal bir fenomen (birden fazla insanın benimsediği
kuralların varlığı ile işleyebilen bir fenomen) olarak yaklaşmıştır.
O’na göre felsefe,sayılıp dökülecek bir öğreti bütünü değil bir
faaliyettir.Filozofa düşen felsefik kuramlar geliştirmek değil,dilin
nasıl kullanıldığını göstermektir.
Analitik felsefe dil analizi eleştirisi yoluyla felsefi problemleri
doğrularken onları “anlamsız” ve “anlamlı”
olarak bir ayırıma tutar.
Metafiziğin konusuna giren problemler,anlamsız ve sözde
problemlerdir.Tek tek bilimlerin çözebileceği problemler de ilgili
bilim dallarını ilgilendirir.Bu durumda felsefeye sadece mantık ve
bilgi kuramı kalır.Böylece felsefe araştırmaları sınırlandırılmış
olur.
Felsefede mantıksal dil çözümlemeleriyle
doğrulanabilen önermeler anlamlı olarak kabul edilir.Böylece
felsefenin konusu gerçek ya da düşünsel nesneler olmaktan
çıkar,bilimsel önermelere ve kavramlara indirgenmiş olur. |
Filozoflarla ilgili geniş bilgiye felsefe tarihi
sayfamızdan ulaşabilirsiniz
Felsefe Disiplinleri
Bilgi Felsefesi



|
|